|
Kaynak: Pazarlama Dünyası Dergisi-Temmuz 2006
Perakende Gıda Ürünlerinde Etiketin Önemi Tüketiciler
Üzerindeki Etkileri ve Bir Alan Araştırması
Prof.
Dr. Recai ÇINAR / Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi
Uz. Erkan SAĞLIK / Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu
1900’lü yıllara kadar gıda ürünleri yaygın bir şekilde yerel
pazarlardan ve hallerden alınmaktaydı. Ürünler tüketicilere ya
doğrudan ya da aracılar vasıtasıyla satılmaktaydı. Tüketiciler gıda
özelliklerine ve karakteristiklerine yabancıydılar. İşletme
sahipleri veya aracılar tüketicilerin, ürünleri daha verimli,
sağlıklı ve rasyonel kullanmalarını sağlayacak yeterli bilgiye sahip
değillerdi.
Son yıllarda; süpermarketlerde elektronik ortamlarda, önceden
hazırlanıp paketlenmiş gıda ürünlerinin ve aynı ürünün çok farklı
alternatiflerinin bulunduğu ve bunlara bağlı olarak da
etiketlendirmenin büyük bir önem kazandığı pazarlama stratejileri
uygulanmaya başlanmıştır. Bu pazar yapısında tüketiciler, gıda
seçimini doğru yapabilmek için her geçen gün daha çok bilgiye
ihtiyaç duymaktadırlar. Gıda etiketleri tüketicilerin alış-veriş
yaparken bilgi elde etmesini sağlayan önemli araçlardır. Bu bakımdan
kullanışlı olması açısından bilgi, tüketicileri ilgilendiren konular
hakkında olmalı ve anlayıp kullanabilecekleri bir yapıya sahip
bulunmalıdır.
Günümüzde daha sağlıklı beslenme konusunda tüketici talebinde önemli
değişiklikler olmuştur. Bu değişiklikler daha çok ayrıntılı bilgi,
doğruluk, kullanım kolaylığı ve rahatlığı gibi konularla ilgilidir.
İnsan sağlığını doğrudan etkileyen gıdalar üzerinde bulunan
etiketler de bundan etkilenmiştir. Gıdalar hakkında daha çok bilgi
isteyen tüketiciler, etiketleri önemsemeye başlamıştır. Özellikle
etiketlerde son kullanma tarihi, saklama ve pişirme koşulları,
üretim yeri, doğaya uyumu gibi konular önem taşımaktadır. Ayrıca
bilinçli tüketiciler etiket içeriklerinde gıdada bulunan kalori
miktarları, mineral maddeler, vitamin değerleri vb. bilgilerin yer
almasını istemektedirler. Yaygın olarak kullanılan paketlenmiş
gıdaların etiketlerinde besinlerin içerik ve katkı maddeleriyle
ilgili bilgilerin bulunması isteğinde de büyük artış görülmektedir.
Tüketiciler genel olarak temel gıdaların besleyici özellikleri
hakkında bilgi sahibi olsalar bile işlenmiş, paketlenmiş, kompleks
ve yeni gıdaların besin değerlerini bilememektedirler. İşlem görmüş
ve formüle edilmiş gıda maddelerinin sayısının artması tüketicilerin
satın aldıkları ürünlerin besinsel kalitesini tanımalarını da
zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, satın alma sırasında bu bilgilerin
tüketiciye anlaşılır ve pratik bir biçimde etiket üzerinde verilmesi
gerekmektedir.
Araştırma Konusu Hakkında Genel Bilgiler
Gıda seçimi ve tüketimi; kültürel, çocukluk deneyimleri, inançlar,
gelir düzeyi, gıdanın bulunabilirliliği gibi bir çok etmen
tarafından etkilenmektedir. Tüketiciyi satın alma sırasında en çok
etkileyen etmen ise gıdanın duyusal özellikleridir. Ancak, bir gıda
maddesinin pazarlanabilir olması için güvenirlilik ve besin değeri
gibi gizli kalite özelliklerini de taşıması gerekmektedir. Tüketici
seçimine sunulan işlenmiş gıdaların sayısındaki artış satın alınan
ürünün besin değerinin bilinmesini daha da zorlaştırmaktadır (Kavas,
1983, s.211). Etiket üzerindeki beslenme bilgisi tüketiciye,
besleyici gıdaların ve daha güvenli markaların seçiminde, dengeli
menü ve diyet planlamasında, daha az harcama ile daha besleyici gıda
seçimi konusunda, özel diyetler için gıda tercihinde ve reklamlarda
gıdaların besinsel içerikleri ile ilgili iddiaların araştırılmasında
yardımcı olabilmektedir (Liefeld, 1983, s.25).
Etiket kavramı literatürde aşağıdaki şekillerde tanımlanmaktadır:
Etiket, ambalaj üzerinde yer alan ve ürünü tanımlayan, değişik
biçimlerde basılabilen çeşitli bilgilerdir (Aksulu, 1996, s.2).
Etiket; ürün ve üreticiye ilişkin genel bilgilerin yazılı olarak yer
aldığı bir bilgi kaynağıdır. Etiket, ürünleri ambalajla tutundurma,
ürün hakkında bilgi verme ve tüketici haklarının korunmasında
yasalarla ilişkilidir. Gerçekte etiketleme, ambalajlama ve markalama
arasında yakın ilişki vardır ve bunlar bir bütünün parçalarıdır.
Etiket, bir ürünün tanınmasını, markayı sunmayı ve rakip ürünlerle
benzeri olmayan ürünleri birbirinden ayırmayı kolaylaştırır.
Etiket; mala ya da malın üreticisine ilişkin yazılı bilgiler verir.
Ya ambalaj üzerinde yer alır ya da doğrudan mala iliştirilir
(Cemalcılar, 1999, s.120).
Tüketici ve üretici açısından etiketlemenin en önemli işlevi, ürünün
içeriğinin ne olduğu ve kimin tarafından üretildiğini reklam
etmesidir. Tüketici için etiket daha çok bir bilgi elde etme,
üretici için ise satış geliştirmede bir araç olarak anlaşılmaktadır
(Önce, 1987, s.10).
Etiketleme, ürün ve/veya ambalajının üzerinde yazılı basılı bilgiyi,
resimleri vb. unsurları kapsar. Ürüne iliştirilen bir eklenti
(metal, kağıt, karton vb) veya ambalajın bir parçası olarak grafik
dizaynı (tasarımı) şeklinde olabilir. Geniş anlamda “işaretleme” adı
verilen bu kavram bir fiziksel dağıtım aracıdır. TS 4331/Kasım 1984
ambalajların etiketlenmesini açıklamaktadır; “Ambalajların
İşaretlenmesi: Ambalajın üzerinde içerdiği ürünün özellikleriyle
ilgili bilgilerin, okunaklı olarak, silinmeyecek ve bozulmayacak
şekilde yazılarak, basılarak, delinerek, damgalanarak veya benzeri
metotlar kullanılarak, ambalajdan ayrılmayacak bir şekilde yapılan
yazı ve işaretlerle gösterilmesi işlemidir (Resmi Gazete, Sayı:1868,
17 Ocak 1985, s.32).
Ambalajların etiketlenmesi, ambalajın içerdiği ürünün özellikleriyle
ilgili bilgilerin ambalajdan ayrı, üstüne yapıştırılan, bağlanan
veya tutturulan etiketler üzerinde okunaklı ve bozulmayacak şekilde
bulunan yazı ve işaretlerle gösterilmesi işlemidir (Tek, 1999,
s.376).
Etiketleri başlıca dört kategoriye ayırabiliriz: Marka Etiketi,
Tanımlayıcı Etiketler, Dereceleme Etiketleri ve Fiyat etiketi.
Marka Etiketi: Mala veya ambalaja uygulanan marka ismidir.
Üreticinin ürün üzerindeki imzası niteliğindedir. Bazen bir aksesuar
olarak kullanılmasına rağmen koruyucu özellik de taşımaktadır. Marka
etiketi bir ürüne yapılacak en son ve en belirleyici dokusunu
oluşturur. İmzadır ve üreticinin kimliğini belirler, ürünün orijinal
kimliğini belirleyen ve tüketiciyi sahtecilik ve taklitçiliğe karşı
koruyan bir etikettir. Marka etiketi ürünlere güven duyulmasını
sağlamak, yanlış işleme tabi tutulmasını önlemek ve ürünü tanıtmak
gibi amaçlar için de yapılmaktadır. Firmaların kendi reklamlarını
yapmalarını sağlayabilmekte ve kullanıcının bu etiket üzerinde olan
ürünleri tercih etmeleri onlara olan güveni de göstermektedir.
Tüketicilerin, güçlü ve moda firmaların marka etiketi sayesinde
manevi bir haz almalarını sağlayabilmektedir. Marka etiketinde;
sadece firmanın ismi değil, onu çağrıştıran güçlü simgeler de
kullanılmaktadır. Örneğin La Coste’nin timsahı, Polo’nun golf
sopası, Fulda’nın Siyah Panter’i vb. marka etiketi ürünün bir değer
göstergesidir.
Tanımlayıcı Etiketler (Bilgi Verici Etiketler): Malın kullanımı,
yapısı, bakımı, performansı, boyutu, ağırlığı, içeriği vb
özellikleriyle ilgili bilgilerin yer aldığı etiketlerdir.
Etiketlerle, alıcıya satılan her malın modeli, temel özellikleri,
herkesin anlayabileceği açıklıkta ve ayrıntılı olarak belirtilir.
Böylece, alıcılar, malları karşılaştırarak bir yargıya varır ve
kendi ihtiyacını karşılayacak olanı seçebilir. Kendisinin ihtiyacına
yarayacak kriterlerin böylece malla karşılaştırılması sonunda
aradığını bulabilen alıcı da memnun kalır (Uyguner, 1971, s.11).
Tanımlayıcı etiketleri de Ekolojik Etiket ve Satış Ambalajlarında
Yeşil Nokta Uygulamaları olarak iki başlık altında inceleyebiliriz.
Ekolojik Etiket (Eco – Label): Bir ürünün piyasada bulunan aynı
kategorideki diğer ürünlerden çevre yönünden daha uygun ve daha
üstün olduğunun belirlendiği konusunda tüketicileri bilgilendirmek
amacıyla ürünlerde gönüllü olarak kullanılan bir etiket çeşididir (Arslan,
2002, s.43).
Satış Ambalajlarında Yeşil Nokta Uygulamalarında kendi içerisinde
Yeşil Nokta, Yeşil Nokta ve RESY olarak gruplandırabiliriz.
Yeşil Nokta: Satış ambalajlarının tüketicilerden toplanması için DSD
(Duales System Deutschland Gmbh)’nin bir anlamda tüketicilere
verilmiş olan toplama ve değerlendirme garantisidir.
Yeşil Nokta ve RESY: Satış ambalajlarının doğada kalıcı hiçbir madde
içermediğini ve geri dönüşün mümkün olduğunu ifade eden
sembollerdir.
Dereceleme (Sınıf) Etiketleri: Ürünün kalite özelliklerini bir
numara, harf veya sembolle belirten etiketlerdir. (Beckman, Davidson,
1985, s.522). Dereceleme etiketlerinde dünya genelinde belirlenmiş
tek bir standart bulunmamaktadır. Ülkemizde Dereceleme ise ürün
kalitesinin bir harf, sayı-rakam veya kelime ile ifadesidir (Tek,
1999, s.376).
Fiyat Etiketi: Perakende satışa arz edilen malların, ambalajlarının
veya kutularının üzerinde kolaylıkla görülebilir, okunabilir bir
şekilde ait olduğu malla ilgili tüm vergiler dahil; fiyat, üretim
yeri ve ayırıcı özelliklerini içeren etiketlere fiyat etiketi denir.
Tüketici ve üretici açısından etiketlemenin en önemli işlevi, ürünün
içeriğinin ne olduğunu, kimin tarafından üretildiği hakkında bilgi
verir. Tüketici için etiket daha çok bir bilgi elde etme, üretici
için ise satış geliştirmede bir araç olarak anlaşılmaktadır. Doğru
bir satın alma kararı şüphesiz, ürünlerin standart olması yanında
etiketteki bilgilerin doğruluğuna, miktarına, kolaylığına ve
görümüne bağlıdır. Özellikle, self servis tipi perakende pazarlarda
tüketiciye bilgi verecek ve onu ikna edecek başlıca satış elemanı,
ambalaj ya da etiketidir. Satın alıcıların farklı ürün ve markaları
karşılaştırmalarını sağlayarak, harcadıkları para ve ihtiyaçlarına
göre akıllı bir seçim yapmalarına hizmet etmekte ve satın alma
işlemini kolaylaştırmaktadır (Önce, 1987, s.10).
Araştırma Konusunun Önemi
Gıda seçimi ve tüketimi; kültürel ve yaşamsal deneyimler, inançlar,
ekonomik durum ve gelir düzeyi, gıdanın bulunabilirliği gibi çeşitli
unsurlar tarafından etkilenmektedir. Tüketiciyi satın alma sırasında
en çok etkileyen etmen ise gıdanın tadı, kokusu ve görüntüsüdür. Bir
gıda maddesinin tercih edilebilir olması için güvenirlilik, besin
değeri gibi kalite özelliklerini de taşıması gerekmektedir. Tüketici
seçimine sunulan işlenmiş gıdaların sayısındaki artış, satın alınan
ürünün besin değerinin bilinmesini zorlaştırmakta ve daha önemli
hale getirmektedir.
Etiket üzerindeki beslenme bilgisi tüketiciye markaların ve daha
besleyici gıdaların seçiminde, dengeli menü ve diyet planlamasında,
daha az harcama ile daha besleyici gıda seçimi konusunda, özel
diyetler için gıda tercihinde ve reklamlarda gıdaların besinsel
içerikleri ile ilgili ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtıp
yansıtmadığının tespit edilmesinde yardımcı olabilmektedir (Liefeld,
1983, s.25).
Günümüzde tüketicinin bilinç düzeyindeki gelişme ve yeme-içme
alışkanlıklarındaki değişmeler, beslenme ve sağlıkla ilgili konulara
verilen önemin artmasına ve beslenme ile ilgili birçok soruya cevap
aranmasına neden olmuştur. Bu sorulardan bazıları, örneğin; çeşitli
besin öğeleri gereksiniminin karşılanması için hangi gıdaların
tüketilmesi gerektiğini, kısıtlı bir gelir düzeyi ile yeterli
beslenmenin nasıl sağlanacağı, kalorisi düşük gıdaların besleyici
olamayacağı, işlenmiş gıdaların tüm besin değerini yitirip
yitirmediği biçiminde olabilmektedir (Nehir, Kavas, 1994, s.296).
Bu gelişmeler de etiket çeşitlerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Bu etiket çeşitleri, marka etiketi, tanımlayıcı etiket, dereceleme
etiketi ve fiyat etiketidir. Bunlar tüketicilerin sağlıklı,
besleyici ve kaliteli ürünleri tercih etmelerine yardımcı
olmaktadır.
Tüketiciler genel olarak temel gıdaların besleyici özellikleri
hakkında genel bilgileri olsa da işlenmiş, paketlenmiş, kompleks ve
yeni gıdaların besin değerlerini bilmemektedirler. İşlem görmüş ve
formüle edilmiş gıda maddelerinin sayısının artması, tüketicilerin
satın aldıkları ürünlerin besinsel kalitesini tanımalarını daha da
zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, satın alma sırasında bu bilgilerin
tüketiciye anlaşılır ve pratik bir biçimde etiket üzerinde verilmesi
gerekmektedir. Bu çalışma; etiket bilgilerini, türlerini ve
özelliklerini anlamaya yönelik verilerin toplanması ve analiz
yapılması açısından önem taşımaktadır.
Araştırmanın Amacı ve Sınırları
Müşteriler gittikçe artan bir oranda, gıda seçimini doğru yapabilmek
için bilgiye ihtiyaç duymaktadırlar. Gıda etiketleri, müşterilerin
ürün satın alırken, doğru bilgi elde etmesini sağlayan araçlardır.
Etikette yer alan bilgiler kullanışlı olmalı, müşterileri
ilgilendiren konularla ilgili olmalı, müşterilerin anlayacağı
düzeyde olmalı ve kullanım kolaylığı sağlamalıdır. Bu bilgiler
içerisinde müşteri istekleri dikkate alınarak tüketici talepleri
yönlendirilmelidir (Bender, Derby, 1992, s.292).
Ayrıca etikette yer alacak bilgiler hazırlanırken, müşterilerin
sosyal ve demografik yapılarına göre değişen istekler dikkate
alınmalıdır. Etiket ve etiketlemenin tüketici talebini yönlendirmeye
olan etkisi ve önemi dikkate alınarak, çalışmanın amaçları aşağıdaki
şekilde belirlenmiştir:
-Tüketicilerin gıda seçimlerinde besin etiketleri konusundaki
ilgilerini tespit etmek.
-Müşterilerin gıda etiketlerinde bulmak istedikleri içeriği
belirlemek.
-Gıda ürünleri etiketlerinde sunulan besleyicilikle ilgili
bilgilerin kullanımı ile demografik özellikler arasında bir ilişki
olup olmadığını ortaya çıkarmak.
-Tüketicilerin pazardan sağlıklı ve kaliteli ürünü alabilmek için
ihtiyaç duydukları bilgileri etiket üzerinde bulup bulamadıklarını
belirlemek.
-Müşterilerin hangi alanlarda daha çok bilgi istediklerini ve bunun
nasıl başarılacağını tespit etmek.
-Tüketicilerin, gıdayla ilgili herhangi bir sorunla karşılaştıkları
zaman nereye başvuracakların bilip bilmediklerini tespit etmek.
-Tüketicilerin en çok hangi etiket türlerine dikkat ettiklerini
tespit etmek.
-Araştırma sonucu tespit edilen problemlere çözün önerileri
getirmek.
Araştırma Erzurum ili merkez ilçeye bağlı, Yakutiye, Dadaşkent,
Kazım Karabekir ve Yenişehir belediyelerinde ikamet eden
tüketicileri kapsamaktadır. Bu nedenle elde edilen sonuçlar Türkiye
geneline uyarlanamaz.
Araştırmanın Metodolojisi
Örnekleme Süreci
Araştırmanın anakütlesini Erzurum Merkez İlçede bulunan 18 ve yukarı
yaş grubunda yer alan tüketiciler oluşturmaktadır. Erzurum’un merkez
ilçe nüfusu DİE verilerine göre 361 235 kişidir. 18 ve yukarı yaş
grubunun bu sayı içindeki payı da 220.380 tüketicidir. Bu veri
itibari ile deneklerin % 52’si erkek (114.597 kişi), %48’i bayan
(105.782) dır.
Örnek büyüklüğü %95 güven sınırları içerisinde, %5 hata payı ile 384
kişi olarak hesaplanmıştır (Kurtuluş, 2004, s.208). Bu örnek
büyüklüğü ana kütleyi yaklaşık 0.002 oranında temsil etmektedir.
Çalışmada olası cevaplamama ya da yanlış cevaplama hataları dikkate
alınarak 400 kişiye anket uygulanmıştır. Yüzyüze görüşme tekniği
kullanılarak anket formları doldurulduğundan dolayı bütün anketlerin
geri dönüşümü sağlanmıştır.
Tüketicilere Erzurum Merkez İlçedeki Belediyelerin nüfusları dikkate
alınarak Dadaşkent’de 30, Kazım Karabekir’de 90, Yakutiye’de 125 ve
Yenişehir’de 155 anket uygulanmıştır.
Araştırmada tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak anketler
evlerde, işyerlerinde ve alış-veriş merkezlerinde yüzyüze
uygulanmıştır. Veriler 37 soru içeren bir anket formu ile
toplanmıştır. Daha önce kolayda örnekleme yöntemiyle 25 kişiye ön
anket yapılarak, soruların anlaşılıp anlaşılmadığı, sırası ve
cevaplama süresi tespit edilmeye çalışılmıştır.
Anket verilerini değerlendirmede başlıca istatistiksel yöntem olarak
frekans dağılım ve ki-kare testi kullanılmıştır. Veriler bilgisayar
ortamında SPSS (Statistical Package for Social Science) For Windows
10.0 istatistik paket program kullanılarak analiz edilmiştir.
Araştırmanın Modeli
Araştırma modeli, etiketli ürünleri satın alma kararları üzerinde
etkili olan tüketicilerin demografik özellikleri ve etikete karşı
tutumları dikkate alınarak oluşturulmuştur.
Araştırmanın Hipotezleri
Yukarıda belirtilen amaçlar ve model çerçevesinde araştırma
hipotezlerini şöyle tanımlayabiliriz:
H1: Etiket bilgilerinin okunmasında cinsiyete göre farklılıklar
vardır.
H2: Eğitim düzeyi ile etiket bilgilerinin okunması arasında ilişki
vardır.
H3: Gelir durumuyla etiket bilgilerinin okunması arasında ilişki
vardır.
H4: Yaş ile etiket bilgilerinin okunması arasında ilişki vardır.
H5: Kilo ile etiket bilgilerinin okunması arasında ilişki vardır.
H6: Gıda etiketleri üzerinde yer alan bilgilerle tüketicilerin satın
alma kararı arasında ilişki vardır.
H7: Besin etiketleri ile tüketicinin doğru ve dengeli beslenmesi
arasında ilişki vardır.
Verilerin Analizi
Araştırma Örneğinin Demografik Özellikleri
Aşağıdaki tabloda örnek birimlerinin tespit edilen demografik
özellikleri gösterilmiştir.
Araştırma Örneğinin Demografik Özellikleri
Demografik Özellikler Frekans (n) Yüzde
CİNSİYET Kadın 226 56,5
Erkek 174 43,5
EĞİTİM DURUMU İlkokul 38 9,5
Orta Öğrenim 140 35
Yük.okul / Fakülte 222 55,5
MEDENİ DURUM Evli, Çocuklu 288 72
Evli, Çocuksuz 37 9,3
Bekar 75 18,8
GELİR DURUMU 0-184 milyon 53 13,3
185-300 milyon 83 20,8
301-450 milyon 85 21,3
451-750 milyon 131 32,8
751 milyon üstü 48 12
GELİRİN NE KADARININ GIDAYA HARCANDIĞI 1/4 111 27,8
2/4 202 50,5
3/4 72 18
Tamamı 15 3,8
YAŞ DURUMU 18-27 123 30,8
28-37 149 37,3
38-47 90 22,5
48-57 35 8,8
58 ve yukarısı 3 0,8
MESLEKLER " Memur 205 51,3
İşçi 86 21,5
Çiftçi 6 1,5
Öğrenci 18 4,5
Emekli 11 2,8
Ev Kadını 48 12
Serbest Meslek 15 3,8
Esnaf 6 1,5
İşsiz 5 1,3
KİLO 40-50 37 9,3
50-60 110 27,5
60-70 141 35,3
70-80 77 19,3
80-90 32 8
90 ve yukarısı 3 0,8
Toplam 400 100
Etiket Bilgilerinin Okunmasıyla Cinsiyet Arasındaki İlişki
Cevaplayıcılara etiket bilgilerini okuyup okumadıkları sorulmuş,
alınan cevaplar cinsiyet açısından Tablo.2.’de gösterilmiştir.
Cinsiyete Göre Etiket Bilgilerinin Okunması Durumu
Ölçekler
Cinsiyet Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini Okuyor
musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
Bayan Sayı 1 12 63 96 54 226
Yüzde 03 3 15,8 24 13,5 56,5
Erkek Sayı 1 19 61 48 45 174
Yüzde 03 4,8 15,3 12 11,3 43,5
Toplam Sayı 2 31 124 144 99 400
Yüzde 05 7,8 31 36 24,8 100
Bu bulgulara göre cevaplayıcıların etiket bilgilerine karşı fazla
duyarlı olduğu söylenemez. Bayan cevaplayıcıların %03’ünün her
zaman, %3’ünün çoğu zaman, %15,8’nin ara sıra, %24’nün çok seyrek
etiket bilgilerini okudukları ve %13,5’nin hiçbir zaman etiket
bilgilerini okumadıkları tespit edilmiştir. Erkeklerin ise %03’ü her
zaman, %4,8’i çoğu zaman, %15,3’ü ara sıra, %12’si çok seyrek etiket
bilgilerini dikkate aldıklarını ve %11,3’ü de hiçbir zaman etiket
bilgilerini okumadıklarını belirtmişlerdir. Verilerden anlaşılacağı
gibi kadın cevaplayıcılar erkek cevaplayıcılara oranla daha fazla
etiket bilgilerine dikkat etmektedirler.
İstatistiksel olarak yapılan değerlendirme sonucu elde edilen
verilere göre (X2 = 11,872, P = .018, P< 0.05, Sd: 4) etiket
bilgilerinin okunmasıyla cinsiyet arasında ilişkinin olduğuna ait H1
hipotezi kabul edilmiştir.
Erkek cevaplayıcıların %47.7’si , kadınların ise %38.5’i birinci
sırada fiyat etiketine dikkat etmektedirler. Erkek cevaplayıcıların
kadın cevaplayıcılara göre fiyat etiketine daha duyarlı olduklarını
söyleyebiliriz. Bununla birlikte erkek cevaplayıcıların %17.8’i
marka etiketine, bayan katılımcıların ise %26,5’i marka etiketine
dikkat etmektedirler. Kadın cevaplayıcıların erkek cevaplayıcılara
oranla daha fazla marka etiketine özen gösterdiklerini ifade
edebiliriz.
Nitekim bu konudaki bir araştırmada; kadınların erkeklere göre gıda
alışverişinde, gıda güvenliğinin çok önemli olduğu inancına daha
fazla sahip oldukları belirlenmiştir (Lin, 1995, s.190). Diğer bir
çalışmada ise kadınların gıda seçimi yaparken, erkeklere nazaran
etiketleri daha fazla kullandıkları rapor edilmiştir (Guthrie, Fox,
1995, s.163).
Etiket Bilgilerinin Okunmasıyla Eğitim Düzeyi Arasındaki İlişki
Cevaplayıcılara etiket bilgilerini okuyup okumadıkları sorulmuş,
alınan cevaplar eğitim kriterine göre Tablo.3.’de gösterilmiştir.
Eğitim Düzeyi İtibariyle Etiket Bilgilerinin Okunması Durumu
Ölçekler
Eğitim Düzeyi Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini
Okuyor musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
İlkokul Sayı 2 5 13 13 5 38
Yüzde 05 1,3 3,3 3,3 1,3 9,5
Ortaokul Sayı - 17 49 39 35 140
Yüzde - 4,3 12,3 9,8 8,8 35
Yüksek Öğretim, Fakülte- 9 62 92 59 222
Yüzde - 2,3 15,5 23 14,8 55,5
Toplam Sayı 2 31 124 144 99 400
Yüzde 05 7,8 31 36 24 100
Tablo.3.’ten anlaşılacağı gibi eğitim düzeyi yükseldikçe etiket
bilgilerini okuma oranı da artmaktadır. Bu da eğitim düzeyi ile
etiket bilgilerinin okunması arasında ilişki olduğunu
göstermektedir. Etiket bilgilerinin okunmasıyla eğitim düzeyi
arasında çok anlamlı ilişki vardır.(X2 = 36,214, P = .000, P < 0.05,
Sd: 8). Böylece H2 hipotezimiz kabul edilmiştir.
Eğitim durumu ilkokul grubunda yer alan cevaplayıcıların %15.8’i,
orta öğrenim gurubunda yer alan cevaplayıcıların %18.6’sı,
yüksekokul ve fakülte grubunda yer alan cevaplayıcıların ise
%26.6'’ı marka etiketine dikkat etmektedirler. Eğitim düzeyi
arttıkça marka bağımlılığının da arttığını söyleyebiliriz.
Eğitim durumu ilkokul grubunda yer alan katılımcıların %28.9’u,
yüksekokul ve fakülte grubunda yer alan katılımcıların ise %22.5’i
tanımlayıcı etikete dikkat etmektedirler. Eğitim düzeyi yüksek
tüketicilerin tanımlayıcı etikete gereken duyarlılığı
göstermediklerini ifade edebiliriz.
İlköğretim grubunda yer alan cevaplayıcıların %47.4’ü,
ortaöğrenimlilerin %40’ı ve yükseköğrenimlilerin de %35.6’sı etiket
bilgilerinin besin değeri yüksek gıdaların seçiminde yardımcı
olacağını belirtmişlerdir. Eğitim düzeyi yüksek tüketicilerin,
etiket bilgilerinin besin değeri yüksek gıdaların seçiminde yardımcı
olamayacağına inandıklarını, bu grup tüketicilerin etiket
bilgilerinden çok kendi bilgilerine güvendiklerini söyleyebiliriz.
Bu konuda yapılan bir çalışmada ise eğitim düzeyi yüksek
tüketicilerin gıda etiketlerinin gıda alımını kolaylaştırmasına olan
inançlarının az olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte eğitim
düzeyi yüksek tüketicilerin besin etiketlerinin verdiği bilgilerin
yetersiz olduğu konusunda düşünceleri oldukça yoğundur (Katon,
Mueller, 1995, s.30).
Etiket Bilgilerinin Okunmasıyla Gelir Durumu Arasındaki İlişki
Cevaplayıcılara etiket bilgilerini okuyup okumadıkları sorulmuş,
gelir durumu açısından alınan cevaplar Tablo.4’de gösterilmiştir.
Gelire Göre Etiket Bilgilerinin Okunması Durumu
Ölçekler
Gelir Düzeyi(000) Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini
Okuyor musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
0-184.000 Sayı - 2 20 17 14 53
Yüzde - 05 5 4,3 3,5 13,3
185.000-300.000 Sayı 1 7 27 32 16 83
Yüzde 03 1,8 6,8 8 4 20
301.000-450.000 Sayı 1 14 26 24 20 85
Yüzde 03 3,5 6,5 6 5 21,3
451.000-750.000 Sayı - 7 45 48 31 131
Yüzde - 1,8 11,3 12 7,8 32,8
751.000- ......... Sayı - 1 6 23 18 48
Yüzde - 03 1,5 5,8 4,5 12
Toplam Sayı 2 31 124 144 99 400
Yüzde 05 7,8 31 36 24,8 100
Cevaplayıcıların gelir düzeyleri ile etiket bilgilerini okumaları
arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. (X2 = 29,859, P = .019, P
< 0.05, Sd: 16). Analiz sonucuna göre H3 hipotezimiz kabul
edilmiştir. Dolayısıyla gelir düzeyi arttıkça etiket bilgilerini
okuma oranının arttığını söyleyebiliriz. Ancak 0-184 milyon gelir
grubunun %37.7’si, 185- 300 milyon gelir grubunun %44.6’sı, 301-450
milyon gelir grubunun %51.8’i, 451-750 milyon gelir grubunun %44.3’ü
ve 750 milyon ve yukarısı gelir grubunda yer alan cevaplayıcıların
ise %52.1’i etiket bilgileriyle yeni ürün satın almada kararsız
oldukları görülmüştür.
Etiket Bilgilerinin Okunmasıyla Yaş Arasındaki İlişki
Cevaplayıcılara etiket bilgilerini okuyup okumadıkları sorulmuş,
alınan cevaplar yaş kriteri açısından Tablo.5’de gösterilmiştir.
Yaş Kriterine Göre Etiket Bilgilerinin Okunması Durumu
Ölçekler
Yaş Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini Okuyor
musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
18-27 Sayı - 7 43 38 35 123
Yüzde - 1,8 10,8 9,5 8,8 30,8
28-37 Sayı - 9 39 65 36 149
Yüzde - 2,3 9,8 16,3 9 37,3
38-47 Sayı - 10 28 32 20 90
Yüzde - 2,5 7 8 5 22,5
48-57 Sayı 2 4 13 8 8 35
Yüzde 05 1 3,3 2 2 8,8
58-+ Sayı - 1 1 1 - 3
Yüzde - 03 03 03 - 08
Toplam Sayı 2 31 124 144 99 400
Yüzde 05 7,8 31 36 24,8 100
Tablodaki verilerden hareketle yaşları artan tüketicilerin etiket
bilgilerine daha az önem verdiklerini söyleyebiliriz. Etiket
bilgilerinin okunması ile yaş arasında ilişki olduğu görülmüştür (X2
= 35,437, P = .003, P < 0.05, Sd: 16). Böylece H4 hipotezimiz kabul
edilmiştir.
Şekil.1. de görüldüğü gibi yaş arttıkça tanımlayıcı etikete dikkat
etme oranı da azalmaktadır. Yaşları ilerleyen tüketicilerin
tanımlayıcı etikete gereken özeni göstermediğini söyleyebiliriz.
Bununla birlikte yaşları artan tüketicilerin marka duyarlılığının da
azaldığını ifade edebiliriz. Örneğin, Phillips ve Sternthal’in
yaptığı bir araştırmaya göre yaşlı tüketicilerin genç tüketicilere
oranla daha az etiket bilgilerini okuduklarını ve önem verdiklerini
ortaya koymuşlardır. Bunun sebebinin de yaşlı tüketicilerin, pazar
deneyimleri ve bilgi birikimlerinden kaynaklandığını ifade
etmişlerdir (Phillip, Sternthal, 1997, s.243).
Etiket Bilgilerinin Okunmasıyla Kilo Arasındaki İlişki
Etiket bilgilerinin okunmasıyla kilo arasında anlamlı bir ilişki
olup olmadığı araştırılmış ve elde edilen bilgiler Tablo.6.da
gösterilmiştir.
Kilo Kriteri Açısından Etiket Bilgilerinin Okunması Durumu
Ölçekler
Kilo Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini Okuyor
musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
40-50 Sayı 1 1 9 18 8 37
Yüzde 03 03 2,3 4,5 2 9,3
51-60 Sayı - 5 35 41 29 110
Yüzde - 1,3 8,8 10,3 7,3 27,5
61-70 Sayı - 11 47 51 32 141
Yüzde - 2,8 11,8 12,8 8 35,3
71-80 Sayı 1 7 25 25 19 77
Yüzde 03 1,8 6,3 6,3 4,8 19,3
81-90 Sayı - 6 8 9 9 32
Yüzde - 1,5 2 2,3 2,3 8
91-100 Sayı - 1 - - 2 3
Yüzde - 03 - - 05 08
Toplam Sayı 2 31 124 144 99 400
Yüzde 05 7,8 31 36 24,8 100
Çalışma sonuçlarına göre, tüketicilerin kiloları ile etiket
bilgilerini okuma arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. (X2 =
24,917, P = .205, P > 0.05, Sd: 20). Böylece H5 hipotez
reddedilmektedir. Bu konuda yapılan başka bir çalışmada ise kilo
arttıkça etiket bilgilerini okuma oranının azaldığı ve etiket
bilgilerine güvenilmediği ifade edilmektedir (Roldolf, Nayga, 1999,
35).
Gıda Etiketleri Üzerinde Yer Alan Bilgilerle Satın Alma Kararı
Arasındaki İlişki
Etiket bilgilerinin okunmasıyla satın alma kararı arasında anlamlı
bir ilişki olup olmadığı araştırılmış elde edilen veriler Tablo.7’de
gösterilmiştir.
Gıda Etiketleri Üzerinde Yer Alan Bilgilerin Satın Alma Kararına
Etkisi
Ölçekler
Yeni Gıdalar
Deniyor musunuz? Gıda Ürünleri Üzerinde Yer Alan Etiket Bilgilerini
Okuyor musunuz?
Her Zaman Çoğu Zaman Ara Sıra Çok Seyrek Hiçbir Zaman Toplam
Her ZamanSayı 1 1 - - - 2
Yüzde 03 03 - - - 05
Çoğu ZamanSayı 5 7 11 6 2 31
Yüzde 1,3 1,8 2,8 1,5 05 7,8
Ara Sıra Sayı 2 21 61 33 7 124
Yüzde 05 5,3 15,3 8,3 1,8 31
Çok SeyrekSayı 3 22 71 43 5 144
Yüzde 08 5,5 17,8 10,8 1,3 36
Hiçbir ZamanSayı 4 10 41 31 13 99
Yüzde 1 2,5 10,3 7,8 3,3 24,8
Toplam Sayı 15 61 184 113 27 400
Yüzde 3,8 15,3 46 28,3 6,8 100
Ankete katılan tüketicilerin %3,8’i her zaman, %15,3’ü çoğu zaman,
%46’sı ara sıra ve %28,3’te çok seyrek yeni ürün satın aldıklarını
ifade etmişlerdir. Cevaplayıcıların etiket bilgilerini okumasıyla
yeni gıdaları satın alması arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.
(X2 = 44,678, P = .000, P < 0.05, Sd: 16). Böylece H6 hipotezimiz
kabul edilmiştir. Bayan cevaplayıcıların %84.1’i, erkek
cevaplayıcıların ise %77.6’sı gıda etiketlerinin satın alma
kararlarına etkisi olduğunu ifade etmişlerdir. Ancak gıda
etiketlerini okuyarak yeni ürün satın alıyor musunuz sorusuna ise
bayanların %48.2’si, erkeklerin ise %43.1’i kararsız olduklarını
ifade etmişlerdir. Cevaplayıcıların etiket bilgileriyle yeni ürün
deneyebilecekleri düşüncesinin yoğun olmasına rağmen satın alma
davranışında kararsız olduklarını söyleyebiliriz.
Örneğin Amerika’da yapılan bir çalışma da tüketicilerin gıda
etiketleri üzerindeki bilgilerden dolayı “yeni ürünler deniyorum” ve
“gıda etiketlerinde yer alan bilgilerin gıdanın içinde ne olduğu
konusunda benim bilgilerimden daha iyi” olduğu şeklinde görüş
bildirmişlerdir (Mitchell, Boustani, 1993, s.663).
Gıda Etiketleri Üzerinde Yer Alan Bilgilerle Tüketicilerin Dengeli
Beslenme Yapıp Yapamayacakları Arasındaki İlişki
Ankete katılan cevaplayıcıların %41,5’i etiket bilgilerini okuyarak
dengeli bir beslenme yapabileceklerini düşünmektedirler. %58,3’ü ise
etiket bilgileriyle dengeli beslenme yapamayacaklarını ifade
etmişlerdir. Çalışma sonuçlarına göre, tüketicilerin etiket
bilgilerini okumasıyla dengeli bir beslenme yapıp yapamayacakları
arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (X2 = 18,681, P = .017, P<
0.05, Sd: 8). Böylece H7 hipotez kabul edilmektedir. Tüketicilerin
dengeli beslenmesinde gıda etiketlerinde yer alan bilgilerin önemli
olduğunu söyleyebiliriz. Cevaplayıcıların %76.4’ü etiketlerin besin
değeri yüksek gıdaları seçmeye yardımcı olduğunu, %57.1’i beslenme
bilgilerini arttırdığını ve %23.6’sı da etiketlerin doğru ve dengeli
bir beslenme sağlayabileceğini ifade etmişlerdir. Gıda etiketlerinin
tüketicilerin beslenme bilgilerini arttırarak besin değeri yüksek
gıdaların satın alınmasına yardımcı olacağını söyleyebiliriz.
Etiket ve Etiket Bilgilerinde Cevaplayıcıların Dikkat Ettikleri
Noktalar
Cevaplayıcılara, ürün satın alırken, en çok hangi etiket türlerine
dikkat ettikleri sorulmuş ve sonuçlar Tablo.8’ de gösterilmiştir.
Cevaplayıcıların, Ürün Satın Alırken
Dikkat Ettikleri Etiket Türleri
Etiket Türleri Sayı (n) Oran (%)
Marka Etiketi 91 22,8
Tanımlayıcı Etiket 82 20,5
Dereceleme Etiketleri 57 14,3
Fiyat Etiketi 170 42,5
Toplam 400 100
Tabloda.8’de görüldüğü gibi; ankete katılan tüketiciler %42,5’le 170
kişi fiyat etiketine, %22’le 91 kişi marka etiketine, %20,5’le 82
kişi tanımlayıcı etikete, %14,3’le 57 kişi dereceleme etiketlerine
dikkat ettiklerini dile getirmişlerdir. Ankete katılan tüketicilerin
fiyat ve marka etiketine duyarlı olduklarını fakat dereceleme ve
tanımlayıcı etikete gereken önemi vermediklerini söyleyebiliriz.
Cevaplayıcıların, birinci sırada fiyat etiketine dikkat etme
nedenleri Tablo.9’da gösterilmiştir.
Fiyat Etiketine Dikkat Etme Nedenleri
Fiyat Etiketi Sayı (n) Oran (%)
Ürüne Güvenim Artar 76 19
Karar Vermemi Kolaylaştırır 87 21,8
Ödediğim Fiyatın Karşılığını Aldığımı Düşünürüm 236 59
Hızlı Kıyaslama ve Karşılaştırma İmkanı Sağlar 1 03
Diğer - -
Toplam 400 100
Tabloda görüldüğü gibi cevaplayıcıların, %59 ‘u ödediği fiyatın
karşılığını aldıklarını, %21,8’i karar vermeyi kolaylaştırdığını,
%19’u ürüne güvenin arttığını ve %03’ü de hızlı kıyaslama ve
karşılaştırma imkanı sağladığını belirtmişlerdir. Fiyat etiketiyle,
tüketiciler eşit ücrete eşit hizmet aldıklarını düşünerek karar
vermeyi kolaylaştırdığını söyleyebiliriz.
Cevaplayıcıların, ikinci sırada marka etiketine dikkat etme
nedenleri Tablo.10’da gösterilmiştir.
Marka Etiketine Dikkat Etme Nedenleri
Marka Etiketi Sayı (n) Oran (%)
Marka isminin tanınmış olması 178 44,5
Marka isminin renk, biçim ve boyutları 65 16,3
Marka duyarlılığı 72 18
Pazar payı ve sıralamada markanın istikrarı 56 14
Marka isminin dikkat çekici olması 25 6,3
Marka imajı 4 1
Toplam 400 100
Cevaplayıcıların %44,5’nin marka isminin tanınmış olmasına, %18’nin
marka duyarlılığına, %16,3’nün marka isminin renk, biçim ve
boyutlarına, %14’nün pazar payı ve sıralamada markanın istikrarına,
%6,3’nün marka isminin dikkat çekici olmasına ve %1’nin de marka
imajına önem verdiklerini söyleyebiliriz. Cevaplayıcıların, üçüncü
sırada tanımlayıcı etikete dikkat etme nedenleri Tablo.11’de
gösterilmiştir.
Tanımlayıcı Etikete Dikkat Etme Nedenleri
Tanımlayıcı Etiketler Sayı (n) Oran (%)
Ürünün İmalat ve Son Kullanma Tarihi 282 70
Ürünün Kullanım Şekli 49 12,3
Ürünün Fiyatı 35 8,8
Ekolojik Etiket 16 4
Yeşil Nokta 14 3,5
Ürünün İçeriği 4 1
Toplam 400 100
Ankete katılan cevaplayıcıların, %70,5’i ürünün imalat ve son
kullanma tarihine, %12,3’ü ürünün kullanım şekline, %8,8’i ürünün
fiyatına, %4’ü ekolojik etikete, %3,5’i yeşil noktaya, %1’i ise
ürünün içeriğine dikkat ettiklerini belirtmişlerdir. Tanımlayıcı
etikette tüketicilerin ürünün imalatına, son kullanma tarihine ve
ürünün kullanım şekline daha çok özen gösterdiklerini, ancak ürün
içeriğine ve doğaya zarar veren ambalajları dikkate almadıklarını
ifade edebiliriz.
Cevaplayıcıların, dördüncü sırada derecelendirme etiketine dikkat
etme nedenleri Tablo.12’de gösterilmiştir.
Dereceleme Etiketine Dikkat Etme Nedenleri
Dereceleme Etiketleri Sayı (n) Oran (%)
TSE Garantisi Olup Olmamasına 191 47,8
Bar Kodunun Olup Olmamasına 86 21,5
Doğal ve Katıksız Olup Olmamasına 73 18,3
Yeşil Nokta 30 7,5
ISO 9000 Standartta Olup Olmamasına 7 1,8
Gıda Mevzuatına Uygun Olup Olmamasına 7 1,8
Çevko (çevre dostu) 6 1,5
Toplam 400 100
Cevaplayıcıların, %47,8’i TSE garantisine, %21,5’i bar koduna,
%18,3’ü doğal ve katıksız oluşuna, %7,5’i yeşil nokta damgasına,
%1,8’i ISO 9000 standartlarına, %1,8’i gıda mevzuatına uygunluğuna,
%1,5’i ise ürünün çevre dostu olup olmadığına önem verdiklerini
belirtmişlerdir.
Bu verilere göre; tüketicilerin dereceleme etiketlerinde TSE
garantisine, barkoduna ve ürünlerin doğal olup olmamasına diğer
bilgilere oranla daha fazla önem verdiklerini söyleyebiliriz.
Cevaplayıcıların Etiketle (Şekil, Boyut, Format vb.) İlgili
Düşünceleri
Cevaplayıcıların, etiket yazılarının büyüklüğünü ve yazı karakterini
%52,5’i yetersiz ve az bulduğunu, %16’sı karasız olduğunu ve %31,5’i
çok yeterli bulduklarını ifade etmişlerdir.
Etiket üzerindeki işaretlerin cevaplayıcıların %95,3’ünün dikkatini
çektiğini ve %4,7’sinin de çekmediğini belirtmişlerdir. %29’u
renklerin dikkat çektiğini, %16’sı sembollerin, %10,8’i işaretlerin
ve %44,3’ü de grafiklerin dikkat çektiğini ifade etmişlerdir. Etiket
renklerinin de %24,3’ü kırmızı renkte olmasını, %23,5’i yeşil,
%19,5’i mavi, %18’i beyaz, %8,8’i turuncu ve %6’sı da sarı renkte
olmasını istemişlerdir.
Etiket üzerindeki bilgilerin daha çok grafikle verilmesi ve bu
grafiklerde de kırmızı ve yeşil rengin kullanılmasıyla tüketicilerin
daha çok dikkatlerinin çekilebileceğini ifade edebiliriz. Etiket
üzerindeki uyarı ifadelerinin %56’sı dikkat sözcüğünün, %26,8’i
uyarı sözcüğünün, %9,5’i hatırla ve düşün ifadesinin, %4,5’i tehlike
sözcüğünün ve %3,3’ü ise uzak durun ifadesinin kullanılmasını
istemiştir. Cevaplayıcılar etiket üzerinde ürün miktar ölçüsünün
%42’si gram, %3’ü porsiyon, %55’i hem gram hem de porsiyon olarak
belirtilmesini istemişlerdir. Ambalajlanmış gıda etiketlerinde
miktar ölçüsünün hem gram hem de porsiyon olarak belirtilmesinin
tüketicilerin daha çok dikkatlerini çekebileceğini ifade edebiliriz.
Cevaplayıcıların Etiketle İlgili Karşılaştıkları Problemler ve
Beklentileri
Cevaplayıcıların %71,5’i etiket ile ilgili problemlerle
karşılaştıklarını, %28,5’i ise herhangi bir problemle
karşılaşmadıklarını ifade etmişlerdir. Ankete katılan
cevaplayıcıların etiketle ilgili karşılaştıkları problemler
Tablo.13’te gösterilmiştir
Etiketle İlgili Tüketicilerin Karşılaştığı Problemler
Etiketle İlgili Tüketicilerin Karşılaştığı Problemler Sayı (n) Oran
(%)
Ürünün İmalat ve Son Kullanma Tarihinin Olmaması 125 31,3
Ürünün Kullanımı Hakkında Bilginin Olmaması 77 19,3
Etikette Belirtilen Miktarının Yanlış Olması 46 11,5
Bilgilerin Silik basılmış Olması, Okunamaması 40 10
Toplam 288 72.1
Sonuçlara göre; Cevaplayıcıların %31,3’ü ürünün imalat ve son
kullanma tarihin olmaması, %19,3’ü ürün kullanımı hakkında bilginin
olmaması, %11,5’i etikette belirtilen ağırlığın yanlış olması ve
%10’u ise bilgilerin silik basılmış olmasıyla ilgili problemlerle
karşılaştıklarını belirtmişlerdir.
Cevaplayıcıların, %38’inin karşılaştıkları problemleri çözmek için
baş vurabileceğini yetkili kurumları bildiğini, %62’si ise
bilmediklerini ifade etmişlerdir.
Ankete katılan tüketicilere problemi çözmek için baş vuracağı
kurumlar sorulmuş, alınan cevaplar şunlar olmuştur. Cevaplayıcıların
%14,5’i Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine, %10,5’i Tüketicinin ve
Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğüne, %2,8’i Tüketici Sorunlarına
Bakmakla Görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine, %1,8’i tüketicinin
korunmasına yönelik faaliyet gösteren derneklere, %08’i Ticaret
Odalarına ve %7,8’i de belediyelere başvuracaklarını söylemişlerdir.
Bu verilerle tüketicilerin etiketle ilgili herhangi bir problemle
karşılaştıkları zaman başvuracakları yetkili makamı yeterince
bilmediklerini söyleyebiliriz.
Cevaplayıcıların etiket bilgilerinde en çok hangi hususu aradıkları
Tablo.14’te gösterilmiştir.
Etiketle İlgili Cevaplayıcıların En Önemli Gördükleri Hususlar
Etiketle İlgili Cevaplayıcıların En Önemli Gördükleri Hususlar Sayı
(n) Oran (%)
Pazardan, sağlıklı ve kaliteli mal alabilmek için gerekli bilgiyi
elde edebiliyor muyum? 163 40,8
Gıda etiketleri üzerinde bilgiler benim gıda/sağlık sorunlarıma
cevap veriyor mu? 106 26,5
Gıda etiketleri üzerinde dietle ilgili yeterli bilgi bulabiliyor
muyum? 46 11,5
Gıda etiketleri üzerinde kalori oranı ile ilgili yeterli bilgi
bulabiliyor muyum? 85 21,3
Toplam 400 100
Cevaplayıcıların, %40,8’i pazardan sağlıklı ve kaliteli mal
alabilmek için gerekli bilgiyi elde edebiliyor muyum, %26,5’i gıda
etiketleri üzerindeki bilgiler benim gıda/sağlık sorunlarıma cevap
veriyor mu, %11,5’i dietle ilgili yeterli bilgi bulabiliyor muyum ve
%21,3’ü kalori oranı ile ilgili sorulara cevap aradıklarını ifade
etmişlerdir.
Diğer yandan gıda etiketinin sağlayabileceği faydalar sorulmuş ve
cevaplayıcılardan alınan düşünceler Tablo.15’te gösterilmiştir.
Gıda Etiketinin Tüketicilere Sağlayabileceği Faydalar
Gıda Etiketinin Tüketicilere Sağlayabileceği Faydalar Sayı (n) Oran
(%)
Tüketicinin beslenme bilgisini artırabilir 113 28,3
Besin değeri yüksek gıdaların seçimine yardımcı olur 153 38,3
Gıda imalatçısının daha besleyici gıda üretmesini sağlar 86 21,5
Tüketicinin doğru ve dengeli beslenmesini sağlayabilir 48 12
Toplam 400 100
Cevaplayıcıların, %28,3’ü tüketicinin beslenme bilgisini
arttırabileceğini, %38,3’ü besin değeri yüksek gıdaların seçimine
yardımcı olacağını, %21,5’i gıda imalatçılarının daha besleyici gıda
üretmesini ve %12’si de doğru ve dengeli beslenmeyi sağlayacağını
belirtmişlerdir.
Gıda etiketinin, tüketicilerin beslenme bilgisini arttırarak doğru
ve dengeli beslenmesini sağlayabileceğini ve besin değeri yüksek
gıdaların seçimine yardımcı olabileceğini söyleyebiliriz.
Sonuç ve Öneriler
Erzurum’da perakende sektörde gıda ürünlerinde yer alan etiketin
tüketiciler üzerindeki (sağlık, psikolojik ve sosyal) etkilerine
yönelik yapılan bu çalışmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir;
Ankete katılan cevaplayıcıların, %25’i etiket bilgilerini hiçbir
zaman okumadıklarını, %75’i de kısmen okuduklarını dile
getirmişlerdir. Amerikan Gıda ve İlaç Kurumunun (US Food and Drungs
Administration) 1978 de yaptığı bir yerel çalışmada ise
tüketicilerin %75’nin gıda etiketlerine dikkat ettiklerini ortaya
çıkarmıştır (Shine, O’Reilly, O’Sullivan, 1997, s. 291).
Etiket bilgilerinin okunmasıyla cinsiyet arasında bir ilişki
bulunmuştur. Bayan cevaplayıcıların %75.7’si erkek cevaplayıcıların
ise %73.6’sı etiket bilgilerini okudukları tespit edilmiştir. Bu
bilgiler ışığında kadın tüketicilerin erkek tüketicilere kıyasla
etiket bilgilerine karşı daha duyarlı olduğunu söyleyebiliriz.
Norveç’te yapılan bir çalışmada da kadınların %85’i erkeklerin de
%73’ü gıda etiketlerine dikkat etmektedirler (Wandel, 1997 s. 215).
Eğitim düzeyinin, etiket bilgilerini algılamada önemli bir etkiye
sahip olduğu gözlenmiştir. Tüketicilerin eğitim düzeyleri arttıkça
etiket bilgilerine daha çok dikkat ettiklerini söyleyebiliriz. Bunun
nedenini ise markalı ürünlerin seçilmesi ve etiketteki bilgilerle
daha kaliteli besinleri seçebileceklerine inanmaları şeklinde
açıklayabiliriz. Nitekim başka bir araştırmada da tüketicilerin
eğitim durumları gıda öğeleri seçiminde yoğun ve pozitif bir etkiye
sahip olduğu görülmüştür (Nayga, Capps, 1999, 553-564).
Erzurum ilinde kişi başına düşen yıllık gelirin 1.400 $ olduğu
dikkate alınarak, gelir düzeyi gruplarının gerçeği yansıtabilmesi
için en uygun gruplandırma oluşturulmaya çalışılmıştır. Gelir düzeyi
0-300 milyon arasında olan cevaplayıcıların %27’si etiket
bilgilerini kısmen okumaktadırlar. Bu grupta yer alan tüketicilerin
ekonomik gelir düzeyi düşük olduğu için fiyat konusunda daha
dikkatli davrandıkları görülmüştür. Bu nedenle tüketiciler, diğer
etiketlere oranla birinci sırada fiyat etiketine (%43) dikkat
etmektedirler. Bunun yanında bu gelir grubunda yer alan tüketiciler,
etiket bilgileriyle daha sağlıklı ve kaliteli ürün aldıklarını
düşündüklerini de ifade edebiliriz. Gelir düzeyi 301-750 milyon
arasında yer alan cevaplayıcıların %41’i etiket bilgilerine kısmen
dikkat etmektedirler. Yüksek gelirli tüketiciler etikette daha çok
yağ miktarına dikkat ederken düşük gelirli tüketiciler etiketteki
vitaminlere dikkat etmektedirler. Bu nedenle gıda reklam
kampanyaları oluşturulurken besinle ilgili farklı düşünceleri göz
önünde bulundurmak gerekir (Rimal, Fletcher, McWatters, 2000 s. 68).
Etiket bilgileriyle yaş arasında bir ilişki bulunmaktadır. Genç
tüketicilerin, yaşlı tüketicilere oranla daha çok etiket bilgilerine
duyarlı olduklarını söyleyebiliriz. Ancak yaşlı tüketiciler de
etiket bilgilerinden ziyade pazar deneyimlerine ve bilgi
birikimlerine daha çok güvenmektedirler. Bununla birlikte yaşlı
tüketicilerin etiket üzerinde en çok dikkat ettikleri kolesterol ve
ikinci olarak da şeker ve vitamin bilgileridir (Rimal, Fletcher,
McWatters, 2000, s. 69).
Kilo ile etiket bilgileri arasında anlamlı bir ilişki çıkmamıştır.
Cevaplayıcıların kilo problemlerinin olmadığını veya etiket
bilgileriyle kilo problemlerini çözeceklerine inanmadıkları
düşünülebilir. Bununla birlikte kilosu fazla olan tüketicilerin
kilolarının gıdayla ilgili olmadığını, doğuştan geldiğini ve
beslenme alışkanlıklarından ileri geldiği söylenebilir. Nitekim bu
konuda yapılan başka bir çalışmada ise kilo arttıkça etiket
bilgilerini okuma oranının azaldığı ve etiket bilgilerine
güvenilmediği ifade edilmektedir (Roldolf, Nayga, 1999, 35).
Ankete katılan cevaplayıcıların, %65.1’i etiket bilgilerini okuyarak
yeni ürün deneyebilecekleri tespit edilmiştir. Yapılan bir başka
çalışmada da tüketiciler, etiket bilgilerine bakarak yeni ürün
deneyebileceklerini ve etiket bilgilerinin kendi bilgilerinden daha
ayrıntılı bilgiler içerdiğini söylemişlerdir (Mitchell, 1993, 6-20).
Bu bilgiden hareketle etiket bilgileriyle satışların
arttırılabileceği ve yeni pazarlama stratejilerinin
geliştirilebileceği söylenebilir.
Cevaplayıcıların %58’i etiket üzerinde yer alan bilgilerle dengeli
bir beslenme inancına sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Bu
durum, tüketicilerin dengeli beslenme için etiket üzerinde yeterince
bilgi bulamadıkları ve beslenme referans değerlerine (Sağlıklı
yetişkinler için günlük olarak alınması tavsiye edilen besin öğeleri
miktarı) yeterince yer verilmediği anlamına gelebilir. Amerika’da
yapılan bir çalışmada ise tüketicilerin %81’i iyi bir sağlık için
egzersizin planlı besin alma kadar önemli olduğunu söylemişlerdir (Rimal,
Fletcher, McWatters, 2000 s. 70).
Cevaplayıcıların en çok dikkat ettikleri etiket türleri %43’le fiyat
etiketi birinci sırada, % 23’le marka etiketi ikinci sırada, %21’le
tanımlayıcı etiket üçüncü sırada ve %14’le dereceleme etiketi
dördüncü sırada gelmektedir. Bu durumda tüketiciler tarafından
tanımlayıcı etikete gereken önemin verilmediğini söyleyebiliriz.
Bunun yanı sıra ortalama gelir seviyesinin düşük olduğu bir ilde
önceliğin fiyat etiketine verilmesinin doğal olduğunu da
söyleyebiliriz. Yüksek gelirli illerde bunun marka etiketine kayması
beklenebilir.
Ankete katılan tüketicilerin %53’ü etiket yazı karakterlerini (yazı
boyutu) yetersiz ve biçimsiz bulmuşlardır. Etiket üzerinde en çok
dikkat ettikleri hususun %95’lik bir oranla işaretler olduğunu
belirtmişlerdir. Bu işaretlerde birinci sıra da %44’le grafiklerin,
ikinci sırada ise %29’la renklerin dikkatlerini çektiklerini ifade
etmişlerdir. Başka bir araştırmada da ürünler üzerindeki renklerin
hem numara hem de şekillerden daha fazla etkili olduğunu
belirtilmiştir (Christner, Ray, 1961,131-146).
Bu verilerden hareketle ürün talebini arttırmak, piyasada tutunmak
ve rekabet üstünlüğü sağlamak için imalatçıların etiket üzerinde
grafiklere ve renklere özen göstermeleri gerektiğini söyleyebiliriz.
Cevaplayıcılar etiket üzerinde aradıkları bilgileri önem sırasına
göre şöyle sıralamışlardır. İlk olarak pazarda sağlıklı ve kaliteli
ürün almak için ayrıntılı bilgi istediklerini, ikinci sırada ise
kendilerinin gıda ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlarına cevap
aradıklarını, üçüncü sırada kalori oranıyla ilgili bilgi
istediklerini ve son olarak da dietle ilgili bilgiler içermesini
istediklerini ifade etmişlerdir. Bu verilere göre imalatçıların gıda
hijyenine, kaliteye, kaloriye ve dietle ilgili bilgilere daha
ayrıntılı yer vermeleri gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Araştırmada elde edilen diğer sonuçlar da aşağıdaki gibi
özetlenebilir.
- Tüketiciler, daha çok beslenme bilgilerine sahip olmaları halinde,
değeri yüksek gıda seçimi yapabileceklerine, imalatçıların da daha
çok besleyici gıda üretmesinin mümkün olabileceğine, dolayısıyla
doğru ve dengeli beslenmenin yapılabileceğine inanmaktadırlar.
- Cevaplayıcıların tanımlayıcı etikette yeşil nokta ve ekolojik
etikete yeterince önem vermedikleri söylenebilir. Bu verilerden
hareketle tüketicilerin çevreye daha az zarar veren ürünlere
dikkatleri çekilerek, bu ürünleri satın almaları sağlanabilir. Bunun
yanında tüketicilerin ürün içeriğine de gereken önemi
göstermediklerini ifade edebiliriz.
- Cevaplayıcılar en çok fiyat etiketine dikkat etmektedirler. Çünkü
bu sayede ürüne güven duyma, karar verme kolaylığı, hızlı kıyaslama
ve karşılaştırma ile ödedikleri fiyatın karşılığını alabileceklerini
düşünmektedirler. Dolayısıyla üreticilerin fiyat etiketine gereken
özeni göstermeleri önem kazanmaktadır.
- Ankete katılan tüketicilerin %72’si etiketle ilgili bazı
sorunlarla karşılaşmışlardır. Bunlar; ürünün imalat ve son kullanma
tarihinin ve ürünün kullanımı hakkında bilginin olmaması, etikette
belirtilen ağırlıkla gerçek ağırlığının birbirini tutmaması ve
bilgilerin silik olmasıdır. Karşılaştıkları bu sorunlar için
tüketicilerin %38’i nereye başvuracaklarını bildikleri, diğerleri
ise (%62) bilmediklerini belirtmişlerdir. Bildiğini söyleyenlerin
ise, hangi kuruma başvuracakları sorulduğunda, %11’i “tüketici
derneklerine ve belediyelere” şeklinde cevap vermişlerdir. Bu oran
dikkate alındığında, tüketicilerin etiketle ilgili bir sorunla
karşılaştıkları zaman hangi kuruma başvuracaklarını bilmediklerini
söyleyebiliriz.
Yukarda belirtilen araştırma sonuçlarına göre aşağıdaki öneriler
geliştirilmiştir:
Cevaplayıcıların etiket bilgilerine gereken önemi vermeleri ve
bilgileri okumaları için imalatçıların etiket üzerindeki işaretlere;
sembol, yazı karakteri, renk ve grafiğe gereken önemi vermeleri
sağlanmalıdır. Böylece tüketiciler etiket bilgilerine daha fazla
zaman ayırarak ürün hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilirler. Bu
sayede etiket bilgileriyle tüketiciler sağlıklı ve en kaliteli ürünü
tercih ederek elindeki kıt kaynağı optimum düzeyde kullanmış
olabileceklerdir.
Ülkemizde etiket üzerinde gıdaların ölçüleri genellikle gram olarak
belirtilmektedir. Bazı ürünlerde ise bu ölçüler porsiyon olarak
verilmektedir. Ancak nadiren hem gram hem de porsiyon olarak
verildiği görülmektedir. Cevaplayıcılar ise her iki ölçünün bir
arada bulunmasını istediklerini belirtmişlerdir. Etiket üzerinde
gıdaların ölçümlerinin hem gram hem de porsiyon olarak bir arada yer
alması sağlanmalıdır. Bunun sonucunda tüketiciler ihtiyacı kadar
satın alacaklarından, o üründen en verimli şekilde faydalanmış ve
israf önlenmiş olacaktır.
Tüketiciler, dengeli beslenme için etiket üzerinde yeterince bilgi
bulunmadığına ve bu bilgilere dayanarak dengeli beslenme
yapamayacaklarına inanmaktadırlar. Burada imalatçılara büyük görev
düşmektedir. Dengeli beslenme için etiket üzerinde yeterli bilgi
verilmeli ve tüketicilerin dikkatini çekecek formatta etiket
bilgileri oluşturulmalıdır.
Çevreye daha az zararlı ürünlerin kullanılması için tüketicilerin,
ekolojik etikete, yeşil noktaya ve doğal-katıksız ürünlere
dikkatleri çekilmelidir. Böylece satın alma esnasında bu ürünleri
tercih etmeleri sağlanarak ekolojik denge korunabilir.
Tüketiciler etiketle ilgili bir sorun yaşadıklarında, haklarını
aramak için yeterli bilgiye sahip olmadıklarından ne yapacaklarını
bilmemektedirler. Bu sorunu gidermek için il hakem heyetleri daha
aktif hale getirilmeli ve faaliyetlerinin tüketicilere duyurulması
sağlanmalıdır. Tüketicilerin daha bilinçlenmesi için üniversite,
valilik, belediye, sanayi ve ticaret odaları ve sivil toplum
örgütleri bir araya gelerek aralıklı eğitim programları düzenlenmeli
ve zaman kaybetmeden tüketici mahkemeleri kurulmalıdır.
Sonuç olarak, etiket ve etiketleme modern yaşamın önemli bir aracı
haline gelmiştir. Bu nedenle üreticiler, bilinçli tüketici talepleri
doğrultusunda sağlıklı, ekonomik ve çevreye zarar vermeyen gıda
ürünleri hazırlamalıdırlar. Bu kriterlere uyularak hazırlanan
ürünler etiketler aracılığıyla tüketicilerin hizmetine sunulmalıdır.
|